Thursday, December 4, 2008 23:54

‘Mikro Söyleşi’ Haberler

Subscribe to RSS feed

Web Deneyimleri’ni Paylaşıyor!

Pazartesi, Eylül 29, 2008 23:42

[caption id="" align="alignright" width="240" caption="Web Deneyimleri"][/caption] Uzun süredir ara verdiğimiz Mikro Söyleşi serisi röportajlarımıza ya da bir diğer ifadeyle söyleşilerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ve bu söyleşimizin konuğu, web dünyasına deneyimlerini aktarmak üzere giren ve bomba gibi bir etki bırakan Volkan Görgülü... ...

Genç İşi Bir Söyleşi Oldu...

Genç İşi Bir Söyleşi Oldu…

Pazar, Temmuz 6, 2008 13:59

Mikro Söyleşi serimize devam ediyoruz... Bu hafta yine blog dünyasında tanınmış birisi olan Mert Can Oral, yani mavigenc'i ağırladık. Güzel de bir söyleşi oldu gerçekten... Blog dünyasının kanayan yarası olan yaş sorunu üzerine konuştuk... Sadece blogcu ...

Selçuk Hoca ve e-eğitim hakkında söyleşimiz...

Selçuk Hoca ve e-eğitim hakkında söyleşimiz…

Çarşamba, Temmuz 2, 2008 19:10

Yılların tecrübesi Selçuk Hoca ile söyleşi gerçekleştirdik. Reel dünyadaki öğretmenlik hayatındaki başarısının yanında blog dünyasındaki başarısıyla da dikkat çeken hocamız Selçuk Koyuncu, eğitim ve e-eğitim konusundaki sorularımızı cevaplandırdı. Kendisine bu söyleşi için teşekkür ...

Yeni Bir Fikri Olan?..

Yeni Bir Fikri Olan?..

Çarşamba, Haziran 25, 2008 23:30

Sıradışı fikirleriyle blog dünyasının göbeğinde şimşek gibi çakan ve düşüncelerine de birçok destekçi bulan, fakat uygulamayı onlara bırakan bir konuğumuz var bu hafta. Yeni bir fikri olan Furkan Turan... 1. Bize biraz kendinden bahsedebilir misin? 18 ...

Şiir Esintili Bir Söyleşi :)

Çarşamba, Haziran 18, 2008 19:37

Daha önce sadece perşembe günleri mikro söyleşilerimizle burada olacağımızı söylemiştik fakat geçtiğimiz günlerde Öss'nin hemen ardından yayınlamak istediğimiz şu söyleşiyle bu kuralımızı sanırım yıkmış bulunduk. Başlayan yaz dönemi sebibyle günlerde sekmeler olabilir. Aslında o söyleşimizi Öss ile bağlantılı olduğu için sıcağı sıcağına yayınlamak istediğimizden ana sayfada yer vermiştik. Belirlediğimiz haftanın normal günüde, yani bugün yeni bir konukla yeni ve capcanlı bir söyleşi daha geçirdik. Onu içtenliği ve şiir esintili kurduğu cümleleriyle tanıyoruz. O, Sibel Bay... Bizlerle... Yazı içerisinde de görebileceğiniz şeyi burada da tekrarlayalım isterim. Geçtiğimiz zamanlarda bir komunite blog olmak yolunda ilk adımlarımızı atmıştık. Bu yolda Sibel Hanım da bizlerle olacak ve o güzel yazılarıyla sizlerle burada buluşacak... Ve sizden bir isteğiyle burada... Bu söyleşiyi aşağıdaki parçayı kısık seste dinlerken okuyun lütfen... [audio:josh-groban.mp3] 1. Eveet, bugün konuğumuz gerçekten içtenliğiyle tanınan ve yazılarında bunu bariz hissedebileceğimiz bir ablamız... Sibel ablacığım bilenler ve bilmeyenler için kendinden bahseder misin biraz rica etsem. Elbette… 78 doğumluyum ve İzmir'de yaşıyorum. Ege Üniversitesi Makine teknikerliğini bitirdim ve tembelliğim gereği fazla sıkıntıya gelemeyerek devamını getirmedim. Proje işinden vazgeçip geçici süreliğine diyerek Atlı Spor Kulübü Başkanı'nın yanında çalışmaya başladım ve 6 yıldır da yanındayım. Blog yazmaya ise geçtiğimiz sene Haziran ayında blogcu ile başladım ve Kasım’dan bu yana ise blogspot'ta devam etmekteyim. 1. yaşıma çok az bir süre kala benimle röportaj yapıyor olman da benim için ayrıca bir keyif belirtmek isterim... 2. Bloglar ilk yayılma döneminde genellikle kişisel özellikleri korumuşlardı fakat zamanla kişisel bir blog olmaktan uzaklaştılar. Bloglarını kişisel tutmayı başarabilen nadir kişilerden biri de sensin. Bu konuda ne düşünüyorsun, yani kişisel yazılar yazmaktan memnun musun? Galiba insanlar yazı yazmaya başladıktan sonra ilgi alanlarının da zamanla daha iyi farkına varıyor! Ben bloğumu günlük yaptım; her gün nefes aldığım, soluklandığım, içimde ki bitiş anlarını dışa vuruş olarak kullandım/kullanıyorum. Bundan da çok memnunum. Yani bende gazete okuyorum, gündem takip ediyorum ve birçok şeye ilgi duyuyorum ama burası benim daha daha özelim. Ben evimi (içimden hep böyle demek geçer) böyle sevdim ve bana ait kılan da tamamen bilinmeyeni anlatıyor olmam. Elbette kendi dilimle, Sibelce…

Çok Şeker Bir Söyleşi Daha

Salı, Haziran 17, 2008 13:01

Bu haftaki konuğumuz herkese şekerliğiyle kendini tanıtan tam bir Beyaz hayranı (Beyaz derken, Beyazıt Öztürk kastımız...) ve henüz Öss sınavına girmiş birisi olan Eda Gizem... Onunla Öss ve Öss süresince blogculuk hakkında konuştuk... İşte hepsi aşağıda... 1. Bize kısaca kendinden bahseder misin? Bahsedeyim bari:) 18 yaşındayım bildiğin gibi. Liseden mezun oldum 3 gün önce:) hatta geçenlerde bir de ÖSS’ye girdim. Böyle kısa boylu ufak tefek esmer şirin sayılabilen bir insanım:) çok yaramazlık yapardım lise zamanlarında:) pek sıradan bir insan olduğum söylenemez yani. Buna rağmen büyüklerimin yanında aşırı saygılıyım, fazla yanii:) biraz(!) gevezeyim, dilimden çok çekmiş ve hatta hala çeken arkadaşlar var:) fazla sulu gözlü ve duygusalım, her şeye zırlarım:) daha da ne anlatsam bilemedim sanırım bu kadar yeter, pek de kısa olmadı zaten:D 2. Şunu biliyoruz ki başarılı ve içten bir blogcusun, fakat sadece bir blogcu da değilsin. Aynı zamanda ÖSS’ye hazırlanan bir blogcusun. Daha doğrusu ÖSS’ye hazırlanan blogcuydun geçtiğimiz günlere kadar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun... Öncelikle teşekkür ederim:) bu durum?:) aslında ben öyle oturup saatlerce ders çalışabilen bir insan değilim. Öyle olunca arada sırada soluk almak için internete takılıyorum ve blogumla ilgileniyorum. Zaten ben bu sene blog yazmasaydım, yani blog yazmayı bırakma teşebbüslerim başarılı olsaydı:) çok sıkılırdım... Beni olumlu mu etkiledi olumsuz mu bilmiyorum. Ama ben genelde çok ders çalışınca sıkılan bir insan olduğu için blog yazmamın bana faydası olduğunu düşünüyorum. Aslında keşke küçükken bir kontrolden geçseymişim, çünkü hiperaktif olma olasılığım var:D tüm bunlara rağmen ÖSS adına sonuç istediğim gibi olmasa da kötü de değil. 3. Peki bir diğer soru geliyor... ÖSS hazırlık dönemi süresince blog dünyasında var olmak ne derece doğru ne derece yanlış sence? Bu sene ÖSS’ye hazırlanacak olan blogcular için önerilerin var mı? Aslında bunun doğruluğu yanlışlığı kişiden kişiye göre değişir sanırım. Ben devam ettim. Pişman mıyım? Hayır değilim ama blogla ilgilenme dozunu biraz daha aşağı çekseydim eğer tam anlamıyla dengeyi kurmuş olacaktım sanırım ama beceremedim:D benim arkadaşlara tavsiyem eğer ikisini birden idare edebileceklerini düşünüyorlarsa bence devam etsinler blog yazmaya...