Bu haftaki konuğumuz herkese şekerliğiyle kendini tanıtan tam bir Beyaz hayranı (Beyaz derken, Beyazıt Öztürk kastımız…
ve henüz Öss sınavına girmiş birisi olan Eda Gizem… Onunla Öss ve Öss süresince blogculuk hakkında konuştuk… İşte hepsi aşağıda…
1. Bize kısaca kendinden bahseder misin?
Bahsedeyim bari
18 yaşındayım bildiğin gibi. Liseden mezun oldum 3 gün önce
hatta geçenlerde bir de ÖSS’ye girdim. Böyle kısa boylu ufak tefek esmer şirin sayılabilen bir insanım
çok yaramazlık yapardım lise zamanlarında
pek sıradan bir insan olduğum söylenemez yani. Buna rağmen büyüklerimin yanında aşırı saygılıyım, fazla yanii
biraz(!) gevezeyim, dilimden çok çekmiş ve hatta hala çeken arkadaşlar var
fazla sulu gözlü ve duygusalım, her şeye zırlarım
daha da ne anlatsam bilemedim sanırım bu kadar yeter, pek de kısa olmadı zaten![]()
2. Şunu biliyoruz ki başarılı ve içten bir blogcusun, fakat sadece bir blogcu da değilsin. Aynı zamanda ÖSS’ye hazırlanan bir blogcusun. Daha doğrusu ÖSS’ye hazırlanan blogcuydun geçtiğimiz günlere kadar. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun…
Öncelikle teşekkür ederim
bu durum?
aslında ben öyle oturup saatlerce ders çalışabilen bir insan değilim. Öyle olunca arada sırada soluk almak için internete takılıyorum ve blogumla ilgileniyorum. Zaten ben bu sene blog yazmasaydım, yani blog yazmayı bırakma teşebbüslerim başarılı olsaydı
çok sıkılırdım… Beni olumlu mu etkiledi olumsuz mu bilmiyorum. Ama ben genelde çok ders çalışınca sıkılan bir insan olduğu için blog yazmamın bana faydası olduğunu düşünüyorum. Aslında keşke küçükken bir kontrolden geçseymişim, çünkü hiperaktif olma olasılığım var
tüm bunlara rağmen ÖSS adına sonuç istediğim gibi olmasa da kötü de değil.
3. Peki bir diğer soru geliyor… ÖSS hazırlık dönemi süresince blog dünyasında var olmak ne derece doğru ne derece yanlış sence? Bu sene ÖSS’ye hazırlanacak olan blogcular için önerilerin var mı?
Aslında bunun doğruluğu yanlışlığı kişiden kişiye göre değişir sanırım. Ben devam ettim. Pişman mıyım? Hayır değilim ama blogla ilgilenme dozunu biraz daha aşağı çekseydim eğer tam anlamıyla dengeyi kurmuş olacaktım sanırım ama beceremedim
benim arkadaşlara tavsiyem eğer ikisini birden idare edebileceklerini düşünüyorlarsa bence devam etsinler blog yazmaya…
4. Şimdi sen bildiğim kadarıyla bir Türkçe sevdalısısın. Yani özenti sözcükler kullanmak yerine, o sözcüklerin Türkçe karşılığının kullanılması taraftarısın. Blogunda her şey bunu doğruluyor ama blog isminde bir çelişki var. Blogshekeri… Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?
Bu tamamen internetin suçu
yani eğer interneti Türkler bulmuş olsaydı ş harfini kullanabiliyor olacaktım ve blogumun adı da anlı şanlı “Blog Şekeri” olabilecekti
biraz mecburiyet oldu yani… Öyle başlayınca da öyle devam etti!
5. Peki… Sıra geldi sihirli sorumuza… Blogunu bizlere üç ayrı sihirli sözcükle özetler misin desem ne dersin…
çok sihirli bir soru cidden… İnsan ne söyleyeceğini bilemiyor![]()
Peki, o zaman geliyor 3 sözcük: şeker, kişisel, ciddiyetsiz![]()
6. Biyolojiyi çok seven birisin. Zaten ileride de doktor olmayı istiyorsun ki umarım olursun. Peki, bu alanla ilgili, yani biyolojik temelli diyebiliriz sanırım, kitaplar okur musun ya da filmler izler misin?
Umarım olabilirim
kitap okurum evet ama film izlemek nasip olmadı henüz, fırsat da olmadı zaten. Fakat ameliyat sırasında çekilmiş bir kaç video izledim
pek ilgi çekici değil ama eğer doktor olacaksam alışmam lazım![]()
7. Kadavra incelemek ürkütücü olsa gerek…
Henüz incelemedim ama öyledir heralde… Sonuçta incelemeye kalktığın da senin gibi bir zamanlar insanmış :S böyle düşününce daha da kötü oldu
ama bilim için, insanlık her şeye değer![]()
8. Blogundaki hakkında kısmından da anlaşılacağı üzere tam bir müzik delisi birisin ve bununla da bitmiyor bir Beyaz hayranısın… Beyaz’ın da güzel sesi olduğunu biliyoruz… Bu konu hakkında konuşmak ister misin biraz?
Evet, Beyaz’ın sesi cidden güzeldir. [Benim de sesim fena değildir aslında
] Özellikle zamanında klip de çektiği “recep’im” şarkısı süper: D Beyaz ilginç bir insan, komedyen ama onun naif bir yanı da vardır, duygusaldır da… Bu sebeple kendisini slow şarkılara daha yakin hissediyor gibi geliyor bana. Çünkü görmüşsünüzdür, programına gelen şarkıcalar slow bir şarkı söylediğinde beyaz yerinden böyle duygulu bir yüz ifadesiyle eslik eder şarkıya
bunu niye söylediğimi ben de bilmiyorum ama Beyaz’ı coook seviyorum ben![]()
9. Peki blog ödüllerine ya da blogcu toplantılarına katılma imkânın oldu mu hiç… Çünkü özellikle blogcu toplantıları için söylüyorum, bayan blogcu katılımının çok az olduğu söyleniyor…
Blog ödüllerine katılmak istemedim, sonuçta acemi sayılırım… Yani kesinlikle kazanamayacağımı bildiğim için öyle bir işe girişmedim
Blog toplantılarına da katılamıyorum, çünkü yaşadığım şehir toplantıların yapıldığı yerlere uzak ve de öğrenciyim sonuçta, atlayım gitmek istesem biraz problem olabilir
Ama fırsatım olursa eğer üniversite yıllarımda tabi ki katılmak isterim![]()
10. Blog dünyasının en büyük ayrıcalıklarından birisi de bildiğin gibi mim’ler. Sen de burada yakın bir zamanda güzel bir mime cevap vermişsin. Mimler hakkında genel olarak ne düşünüyorsun?
Mim güzel aslında hem blogcular arasında iletişimi arttırıyor hem güzel konular olunca -mesela benim son cevapladığım bu mim gibi- o konu üzerine ilgi çekilmiş oluyor… Ben bi ara fazlasıyla mim cevaplıyordum, 2 yazımdan 1i mim olmuştu
Ama bazen mim olayını abartıyorlar… Saçma sapan konular olunca hoşuma gitmiyor…
11. Seni fazla da yormadan son sorumuzu soralım ve bu şeker söyleşiyi sonlandıralım istiyorum… Son olarak senin de eklemek istediğin, söylemezsem olmaz, dediğin bir şey var mı?
Söylemek istediğim, çok sözüm var aslında… Ama şimdi hangi birini söylesem
Madem sonuna geldik söyleşinin sosyal bir mesaj olsun Ben biraz da çevreci bir insanım ve diyorum ki: “İnsanlar keşke biraz daha çevrelerine karşı duyarlı olsalar, biraz daha çaba sarfetseler… Kendi dünyaları için, küresel ısınmaya karşı biraz harekete geçsinler, en azından ufak şeylerden başlasınlar; mesela çöplerini sokaklara, denizlere, akarsulara atmak yerine bir iki adım daha fazla sarf edip çöpe atsınlar… Ufak şeylerden büyük güzellikler doğabilir
[abarttım mı ne
]