Mikro Söyleşi — Yakuter

Söyleşi serimize son zamanlarda kısa zaman aralıklarıyla devam ediyoruz. Fakat her söyleşimiz bir öncekinden daha güzel ve eğlenceli olmaya devam ediyor. Bugünkü konuğumuz da (Yakuter)… Lafı fazla uzatmadan hemen söyleşimize geçelim istiyorum…
yakuter 85x85 Mikro Söyleşi    Yakuter

1. Söyleşimize sizi tanımakla başlayabilir miyiz Erhan Bey?
Ben genelde kendi özelimi biraz gizli tutmaktan yanayım fakat size şu kadarını söyleyebilirim. 1984 doğumlu üniversitede elektrik-elektronik bölümü okuduktan sonra özel bir firmada web programlama alanında çalışmaya başladı. Bununla birlikte evinden de bireysel işler yapmakta.

2. Başarılı bir blogcu olduğunuzu biliyoruz, peki ama sizin blog ile tanışma süreciniz nasıl oldu… Yani ilginç anılar ile bloglamaya başlayan birçok arkadaşımız var…

Aslında günlüğümü (toplumsal mesaja dikkat!) ilk hayata geçirdiğimde her şeyden bahsetmeyi düşünüyordum fakat zamanla programlama alanında insanları bilgilendirmenin hem kendimi geliştirme hem de topluma faydalı olma açısından daha doğru bir karar olduğunu farkettim. Durum böyle olunca “Biri kod mu dedi?” sloganıyla beraber *yakuter* (soyadımdaki Yakut ve adımın ilk iki harfi) doğdu.

3. Bir blogcu olduğunuz gibi, bir de eklenti yazarısınız. Sanırım önce kendi ihtiyaçlarınızı gidermek için yazdığınız wordpress eklentilerini paylaşıyorsunuz birçoklarıyla… Peki bu eklentiler ve güncellikleri hakkında ne söyleyebiliriz…

Eklenti yazma mevzusu aynen söylediğiniz gibi kendi ihtiyaçlarımdan doğdu fakat zamanla benim gibi diğer Wordpress kullanıcılarının da aynı şikayetleri olduğunu gördüm. Yurtdışından eklenti aramaktansa kendi eklentimi yazmak daha cazip göründü ve böylelikle kolları sıvadım.

İş eklentilerin güncelliğini gelince hikaye biraz daha uzun. İnsan lise ve üniversite çağlarında kendine fazlasıyla zaman bulabiliyor. Böylelikle de gerek eklenti gerekse tema konusunda sorunsuz bir şekilde Wordpress’in bitmek tükenmek bilmeyen güncellemelerine ayak uydurabiliyordum. Fakat iş hayatı düşündüğümden daha da yoğun geçiyor. İşlerim nedeniyle sitemde veya eklentilerde değil güncelleme yapmak basit bir yazı yazmakta bile zorlanıyorum. Aramızda kalsın(!) ama bazen günlük yazma olayına bir son vermeyi bile düşündüm fakat nedense o kritik karar bir türlü aklımda yer etmedi.

4. Günlük yazmaya son verme konusu aramızda kalacak(!) ama bunu bir daha duymuş olmayalım hocam :)Tam da konusu gelmişken sizce blog mu günlük mü? Bu konuda özel bir hassasiyetiniz olduğunu biliyorum…

Ben olaylara oldukça yalın bakmayı severim. Blog ve günlük konusunda birçok tartışma yaşandı ve her iki taraf da onlarca sebep buldu kendi kelimelerini kullanmak için. Bense Türkçe olan günlük’tür diyor ve bunu kullanmayı tercih ediyorum. Bunun dışındaki hiçbir bahane beni ikna edemez. Benim tutucu birisi olduğumu söyleyebilirsiz ve haklısın da. Türkçe olan her şeye sonuna kadar sahip çıkmayı aklına koymuş birisiyim.

5. Ben blog ismiyle anmak durumundayım, bu bakımdan öncelikle özür dilerim. Fakat sormak istediğim blog kültürünün artık benimsenmesinden öte tamamen para kazanmak amaçlı bir araç olarak görülmesi… Yeni blogculara bu konuda ne söylersiniz, para kazanmaya heveslensinler mi kolaylıkla…

Çok önemli bir konuya değindin. Bunun başlıca sebebi günlükleri pazarlama yeri olarak gören kişilerdir. Hatta bu konuda illerde buluşmalar bile düzenlemekteler. Oysa ki günlük kişinin kendini ifade etmesidir. Yazma özgürlüğüdür, kendi gazetemizdeki kendi köşe yazarlığımızdır. Tamam belki Google Adsense, Reklam Store gibi firmalarda cüzî bir miktar gelir sağlamak için kullanılabilir ama içeriğin sırf para kazanmak için yazılması beni üzüyor. Olayın aslını kaçırmamak lazım.

Yeni günlük yazarlarına tavsiyem ise paradan önce günlük dünyasında bir yer edinmeyi düşünsünler. Artık her yeni açılan günlükte bir reklam yeri görmekteyiz ama reklam ile yola çıkmak bile en baştan para, zaman ve emek kaybetmektir. Bu nedenle yeni arkadaşlar önce günlüklerini bir çizgiye oturtsunlar ve hangi konu üzerinde duracaklarına bir karar versinler.

erhan yakut Mikro Söyleşi    Yakuter

6. Blog yazmak en başlarda gerçekten eğlenceli geliyor, fakat zamanla bir zorunluluk oluşuyor sanki. Okurlarınıza karşı kendinizi sorumluluk sahibi hissediyorsunuz. Siz böyle bir şey yaşadınız mı hocam, yazarken bir zorundalık oluyor mu?

Elbette dediğiniz doğru. Artık yazı yazmadığım zaman bana sitem eden e-postalar, siteme yorumlar geliyor. Bu nedenledir ki zaman zaman Umursamamazlıktan Değil! gibi başlıklarla özür içeren yazılar yazmak zorunda kalıyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın, bu kötü bir şey değil. Aksine insan okunduğunu bilince daha bir mutlu oluyor. Bu da günlüğü devam ettirme konusunda ciddi bir motivasyon kaynağı.

7. Yakuter.com ’a neler kattı? Bir sinema oyuncusunun büründüğü karakterden etkilenmesi gibi bir etkileşim oldu mu?
Her şeyden önce yazma düşündüklerimi ifade etme yeteneği kattı. Çünkü biz hep okumanın üzerinde durduk, kimse yazmak da önemlidir demedi. Aslında insan yazarken kendi fikirlerini ortaya koyabilir, okumak sadece başkalarınınkini almaktır.

Sinema oyuncusu ve karakter arasında her zaman bir bağ bulunmuyor. Hatta birbiriyle çatışan karakterler bile oluyor. yakuter.com’da ise hep söylediğim bir şey vardır, “ben bu sitede karakterimi ortaya koyuyorum.” Yani günlük hayatta nasıl neşeli biriysem burada da buna çalışıyorum. Normalde yardım etmeyi, paylaşmayı ne kadar seviyorsam yakuter olarak da bunu yapmaya çalışıyorum. Yaşamda kavgalardan, tartışmalardan ne kadar nefret ediyorsam günlüğümde ve internet ortamında da böyle tatsızlıklardan kaçıyorum. Kısacası yakuter aslında bizzat ’tur.

yakuter.com’un bana kattığı en önemli unsur ise sonsuz bir araştırma isteği. Öyle ki insan artık kendisi için değil, okuyucularına anlatacak bir şeyleri olması için çalışıyor, araştırıyor, yazıyor.

8. Blog yazmak güzel ve eğlenceli bir iştir. Fakat zamanla, tanındıkça işin rengi değişmeye başlıyor sanırım. Tanınmış ve başarılı bir blogcu olmanın getirdiği dezavantajlar var mıydı sizin açınızdan hocam…
Hani bazen gençliğin verdiği arzuyla arkadaşlık sitelerine girmek istersiniz ya, işte tanınınca o olay öyle gelişmiyor. Hep bir tedirginlik, bir telaş oluyor zihninizde. Düşünsenize, izmir.net’in anasayfasında günün üyelerinin resimleri arasında yakuter! Kaç günlüğün o günkü manşet yazısı olacağımı tahmin bile edemiyorum :)

9. Son olarak belirtmek istediğiniz bir şey varsa dinlemek isteriz…
Böyle güzel bir söyleşiye imza attğımız için mutluyum. Normalde röportajlarda tüm sorular hazır olarak gönderilir fakat bizim sizinle yaptığımız gibi soru cevap şeklinde ilerlemek daha doğru ve eğlenceli. Bu çalışmanızdan ötürü size minnettarım. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Benzer İçerikli Konular:

  1. Mikro Söyleşi — Fatih Hayrioğlu Bugünkü mikro söyleşimizin konuğu ve baş kahramanı Fatih Hayrioğlu
  2. Mikro Söyleşi – Yiğit Konur (Backdoor) Seo ve İnternet Sektörü üzerine Yiğit Konur ile, namı diğer Backdoor i
  3. Mikro Söyleşi — Sunipeyk Mikro Söyleşi serimize hiç durmadan devam ediyoruz ve bu hafta Sunipey
  4. Mikro Söyleşi – Hakan Demiray (Dmry.net) Yeni bir mikro söyleşide daha herkese merhaba… Bu söyleşide yine
  5. Mikro Söyleşi — Wolkanca Günün konuğu, blog dünyasında adından söz ettiren başarılı blogu Wolka

14 Yorum

  1. Mert says:

    Güzel bir söyleşi olmuş. Yakuter gizli tuttuğu kimliğini az da olsa gün ışığına mı çıkarmış ne? :=)

  2. yakuter says:

    Hiçbir söyleşiden bu kadar keyif almamıştım. Bu nedenle teşekkür ederim ;)

    Mert, o kadarda belli ettim sayılmaz dimi :)

  3. toz66 says:

    @yakuter
    Biz teşekkür ederiz hocam

  4. Tekno Yazar says:

    Hep incelediğim göz gezdirdiğim günde 2-3 defa girdiğim bir blog yazarıyla söyleşin güzel olmu:)

  5. şafak says:

    sizi birazcıkta olsa tanımak güzeldi yakut beyğ

  6. kockirli says:

    Çok guzel bir söyleşi olmus baştan ayağı merakla okudum, bende bir blok yazarıyım daha doğrusu yeni başlıyorum , bu konuda güzel bir yerde olan yakuter hocamızın blogunu geliştirirken neler yaptığını bilmek, nasıl davrandığını bilmek bizim için çok güzel bir tercübe oldu tşk’ler bu güzel söyleşi için.

  7. Lafistan says:

    Benımde merak ettiğim bir blogcuydu yakuter tanımak güzel oldu.

  8. prensess says:

    güzel söyleşi.tebrikler.

  9. yakuter says:

    Asıl ben teşekkür ederim herkese. Söyleşi benim için de çok zevkliydi ;)

  10. [...] yaklaşık 20 gün önce Mikro Pc ile yapmış olduğum söyleşiye işlerimden dolayı ancak şimdi değinebiliyorum. Normalde internet röportajları tüm soruların [...]

  11. [...] Mikro-PC ile bir söyleşi yapmış, alışık olunanın aksine  bu söyleşi soru cevap şeklinde değil, sohbet gibi akıcı, [...]

  12. saat says:

    Çok harika bir yazı, teşekkürler.

  13. Osman Saat says:

    Söyleşi gerçekten çok güzel. Yakuter’in bu kadar genç olduğunu da bilmiyordum iyice takdir ettim kendisini.

  14. [...] daha önceden blogumuz yazarlarından Erhan Yakut (yakuter.com) ile yaptıkları röportajı da şu adresten [...]

Yorum Yapın