Böyle Gayriciddi Söyleşi de Olmaz Ki Canım…
Şok, Şok Şok… Böyle GayriCiddi söyleşi görülmedi…!
Geçtiğimiz hafta beyn.org’tan Barış kardeşimizle yaptığımız söyleşiden sonra bu haftaki konuğumuz, GayriCiddi Onur… Yaptığımız ve yapacağımız keyifli söyleşilere geçtiğimiz hafta “maksat muhabbet” adını vermiştik. Onur’un yeni ve farklı yaklaşımıyla kategorimizin adını değiştirdik. Artık, “mikro söyleşi…”
Ayrıca mikro söyleşimizin başına GayriCiddi Onur kardeşimin sürekli dinlediği ve dinlemekten zevk aldığı Grup Vitamin’e ait bir parça ekliyorum… Müziği kısık seste dinlerken bu güzel söyleşiyi okumak konusunda sonuna kadar özgürsünüz…
1. Evet, sanırım blog aleminin en gayriciddi blogcusuyla yaptığımız bu söyleşide sanırım bu gayriciddi olayının nerden geldiğini sormadan edemem. Hatta sordum bile, nerden geliyo hocam bu gayriciddilik?
Blog aleminde bir çok gayrı ciddi yazar vardır fakat çizer olarak şu an tek başımayım galiba. Gayriciddilik hep vardı, kanımda mevcut olmalı zira ne zaman ciddi olacam dediysem bunu beceremedim. Tabi bu tabiri sonradan öğrendim, benimsedim ve şu an kullanıyorum. Gayrıciddi hikayesine gelirsek; henüz ilkokulda yanlış hatırlamıyorsam Türkçe hocamız, “sen ne kadar gayrıciddi bir çocuksun” diyerek azarlamıştı beni. Anlamını öğrendiğimde hocamıza hak vermiştim. Tabi bir de azarlayarak söylediği için bugüne kadar unutmadım. İşte Gayrı Ciddi böyle doğdu.
2. Bu gayriciddilik başına oldukça fazla dert açmış olsa gerek, mesela sık sık dersten atılmak gibi, öyle mi… var mı böyle anıların =)
4. Buradan da herkesin öğrenebileceği üzere, bu karikatür çizme olayının taa ortaokullara dayanan bir geçmişi var. Nasıl oldu da bu sendeki gayriciddilik ile birleşti ve nasıl oldu da bunu blog dünyasına aktarmaya karar verdin…
Resime karşı her zaman yeteneğim vardı fakat karikatür çizmiyordum. Öyle dikkat çekebilecek bir yetenek değildi bu.(resimden bahsediyorum.) Sıkıldığım derslerden birinde karalama yaparken karikatür yeteneği patlayıverdi. Ee bu iş için de gayrıciddi olmak gerekiyordu. Bu bende mevcuttu. Yani ciddiyetsizlik ve bu yetenek hep iç içeydi. Bir zaman sonra bir çatlak bulup dışarı sızdılar. Karikatür blogu kurmayı hiç bir zaman düşünmedim. Karikatürlerimi bir şekilde daha fazla kişiye göstermek, daha fazla tepki almak istiyordum ama blog hiç bir zaman aklımda yoktu. 2007 aralıkta, bir kaç arkadaş tesadüfen Gayrı Ciddi blogu açtık. Yine tesadüfen bir karikatür yayınladım. Olumlu yorumlar gelince blogu, karikatür günlüğü haline getirmeye karar verdim
5. Eğer bir alanda ilk isen başarılı olma ihtimalin yükseliyor, sen de blog dünyasında karikatür olarak var olan ilk blogcusun sanırım. Başarın da zaten ortada. Yakın zamanda wolkancayla beraber bir şeyler yapmaya başladınız. Peki kendi blogunun geleceği ve ilerde seni taklit edecek bazı blogcuların geleceği hakkında ne düşünüyorsun…Wolkanca çoğu konu yardımcı oldu bana. Blogla vs. pek haşır neşir bir insan değildim. Uzun süre onu takip ettim. Sonra blog.wolkanca.com’da çizmeye başladım. Bu sayede tanındım. Gayrı Ciddi blog uzun süre devam edecek. Tabi ben çizdikçe, benimle birlikte blogda gelişecek. Taklit deyince insanlar olumsuz düşünebilirler fakat karikatüre taklitle başlamanın hiç bir sakıncası olduğunu düşünmüyorum. Bir kaç çizgiden, karakterden sonra illaki kendi stiliniz doğuyor. Karikatür blogu olarak bir ilki gerçekleştirdim. Yetenekli arkadaşların da bunu denemelerini isterim zira bu şekilde kendilerini geliştirebilirler. Hatta farklı, ilgi çekici yetenekleri olan arkadaşların da marifetlerini yayınlamalarını isterim. Bu sayede bloglar da kalite kazanacaklardır.
Bloglar elbette birer medya aracıdır. Bugün ses getirebilecek bir çok blog yazarı mevcut. Medyacılık resmiyet gerektiriyor ve işini ciddiye alan blog yazarlarına baktığınız da geleceği onlarda görebiliyorsunuz. Tabi ben her ne kadar gayriciddi olsam da yaptığım iş gayet ciddi fakat resmiyete pek takılmıyorum, açıkçası objektif de olamam. Medya bir sürü gruba ayrılıyor, ben medyanın bir parçasıysam gayrıresmi ve gayrıciddi tarafındayım. Bugün blog yazarları farklı şehirlerde toplantılar düzenliyorlar, blogların geleceğini tartışıyorlar. Bu çok güzel bir gelişme. Söylentiler biraz abartılmış. Yine blog yazarları çıkarıyor bu söylentileri. Blog yazarları alternatif birer köşe yazarıdır. Sonuçta gündemi yorumluyoruz, gündemi belirlemek çok farklı bir şey!
Rica ederim asıl ben teşekkür ediyorum. Yazmayı pek beceremeyen biriyim. Ee bu yüzden çiziyorum değil mi? Sizinle böyle güzel bir söyleşi yaptık benim için de değişiklik oldu : ) çiz çiz nereye kadar kardeşim.
“Bu güzel söyleşi için Gayriciddi kardeşimiz Onur’a teşekkür ediyoruz, ayrıca söyleşiye özel çizdiği karikatüre bilhassa teşekkür ederim. Çünkü biliyorum ki gecenin bir vakti erinmedi bu karikatürü çizdi. Yani bu karikatürler emek kokuyor diyebilirim… Haftaya yine böylesine içten bir mikro söyleşiyle yine burda olacağız : ) Çok klişe oldu bu sanırım ama neyse…”












Sibel | 5 Haziran 2008 @ 10:52 #
Tahiiir sen de şu karikatür işine bi el at bence!! Bakarsın önün açılır, okul biter hocalar mutlu memnun seni mezun eder;))
Bizi “Gayrı Ciddi” ile tanıştırdığın için teşekkürler… Kendisine başarılar dilerim; hem blog paylaşımlarında, hem de mizah hayatında.
Sevgiler…
toz66 | 5 Haziran 2008 @ 15:05 #
@sibel
Haftaya ve sonraki haftaya da süpriz konuklarla yine böylesine verimli söyleşilerimiz olacak… Bu arada resim yapmaktan ne anlarım ne de yapmayı severim 
bu söyleşiler sana yeni blogcu dostlar edindiriyor sanırım, bu da mutluluk verici bir durum aslında
Sibel | 6 Haziran 2008 @ 10:06 #
Röportaj konuğun olmaktan gurur duyarım Tahircim((: Ama belirtmek isterim ki çok heyecanlandım çokk…
Müsait bir zaman başla sormaya nefesimi tuttum ben bekliyorum heyecanla;))
Öptüüüm…
hrn | 8 Haziran 2008 @ 13:28 #
yeni tema hayırlı olun gercekden gusel bu tema
toz66 | 8 Haziran 2008 @ 15:41 #
@hrn
teşekkürler hrn. biliyosun tema konusunda çok kararsızdık birçok defa değiştirdik fakat bi türlü memnun olmamıştık. umarım bununla uzun süre devam ederiz