ramazan.jpg
Şu an yazmakta olduğum blog sitesini kategorilendirme konusunda oldukça zorlanıyorum gerçekten. Çünkü birçok konuya değiniyoruz ve ortaya çok renkli şeyler çıkıyor. Birçok konuya değiniyoruz derken biraz daha açmak istiyorum, bilmediğimiz yorumlama kapasitesine sahip olmadığımız konulara değinmiyoruz tabi. Benim bu sözlerden kastım kimi zaman çok kişisel yazılara rastlayabiliyor olmamız, kimi zaman da faydalı bilgiler içeren teknolojik gelişmelere dair yazılara rastlayabiliyor olmamız… Şimdi yeni bir kişisel yazımızla karşınızdayız. Onun tabiriyle yeni bir “sobe” ye cevap veriyoruz. Evet, cevaplayacağımız mim’in konusu “çocukluğunuzda ya da gençliğinizden hatırladığınız en komik veya en ilginç anınız…”

Hiç uzatmadan başlayalım yazımıza. Küçükken benim gözlerim çok çekikti. Kimi hocalarım bana da japon derlerdi. Bu sözden kaynaklanıyor olsa gerek halen japonlara karşı bir merakım vardır. Onlarla sohbet etmek, onları daha iyi tanımak isterim. Neyse dönelim konuya, ben 10-12 yaşlardayken şehirlerarası bir geziye çıkıyoruz ve rotamız o gün Bursa Botanik Parkı… Ben bir anda hocalarımdan kopuyorum, iki rehber hocamın ikisini de bulamıyorum. Oradaki temizlik görevlisi abimize hocaları sorduğumda da “ne biliyim ben yiğenim, biz burda çalışıyok sadece” cevabını alıyorum. Ama adamın tavrı oldukça ilginç, kendini korurcasına bir ses tonuyla geliyor cevap kulağıma, bu beni daha da korkutuyor. Sonrasında bir ses geliyor kulağıma. Aman Allah’ım… Bu ses, bu ses… Evet, evet onun sesi olsa gerek. Bu akisli bir şekilde kulağımda çınlayan “Japooon, Japooon…” sesleri… Kesin rehber hocam bu benim diyorum ve sesime gel taktiğini uyguluyorum. İlk defa gittiğim Bursa şehrinde kaybolmaktan bu sihirli sözcük sayesinde kurutluyorum :)

Benden bu kadar hocam, bir anı yeter. Bi de benim anılarımı anlatırken pek başarılı olduğum söylenemez, iyisi mi ben sizleri sıkmadan sonlandırayım yazımı…

Gelmişken Okuyuverin İşte :)