top-image

OLDER ARTICLES

Kitapta görmüş olduğumuz örneklerde dikkat etmişsinizdir;evden eve nakliyat bir program içerisinde iki tür satır vardır; Komut satırları ve komutların açıklamaları. Açıklamalara birkaç örnek verelim..,ankara nakliyat // Değişkenleri tanımlayalım // Kullanıcının girdiği değeri kontrol edelim // Ortak katların en küçüğünü hesaplayalım (OKEK) // Kelimenin harf sayısını tespit edelim

Örnek bir programcıdan beklenen iki önemli şey vardır. Birincisi, her programın, modülün, fonksiyonun başına, söz konusu kodun ne yaptığını anlatan bir açıklama bölümü eklemektir. Bu şekilde, program hakkında genel bir fikir sahibi olmak isteyen herhangi biri, açıklamaları okuyarak amacına ulaşabilir.

ikincisi ise, satır aralarına her bir kod bloğunun ne yaptığını anlatan açıklamalar eklemektir. Bu şekilde, programın belli bir bölümüne odaklanarak işlemin nasıl bir mantıkla yürütüldüğünü anlamak isteyen biri, programcı olmasa bile amacına ulaşabilir.

Program satırları arasındaki açıklamalar, teknik olmaktan ziyade mantığı açıklayıcı nitelikte olmalıdır. Bu konuda ölçünüz şu olmalı: “Programcı olmayan biri sadece açıklamaları okuduğunda, kodun ne yaptığını aşağı yukarı anlayabilir mi?”. Cevabınız olumlu ise, kendinizle gurur duyabilirsiniz.

Ayrıca bu açıklamalar; 2-3 sene sonra programınızı daha fazla geliştirmeniz gerektiğinde size de son derece faydalı olacaktır. Programı bitirdiğiniz anda her modüle, fonksiyonların ankara nakliye her bir satırına hakim hissedebilirsiniz kendinizi; içinizi “Yer yerinden oynasa unutmam ben bu yazdıklarımı” duygusu kaplayabilir. Ne var ki, ne yaparsanız yapın zaman hafızanızın aleyhine işleyecektir. Kendi programınıza bir süre sonra evden eve nakliyat tekrar döndüğünüzde, neler yapmış olduğunuzu çabucak hatırlamanızı sağlayacak olan şey, yine kendi yazdığınız açıklamalardır.

Peki, ne kadar açıklama yazmak gerekir?

Bu, cevabı programcıdan programcıya değişen bir soru. Yine de, sizinle kendi açıklama alışkanlığımı paylaşmak istiyorum. Ben program yazarken, program içerisindeki her satır öncesine açıklama koymam. Bunun yerine, söz konusu modülü kafamda adımlara ayırırım ve açıklamamı her bir adımın başına yazarım. Kitaptaki örneklerde bu stili açıkça görmeniz mümkün.Ayrıca dikkatli bakarsanız, bu adımların aynı zamanda akış şemasındaki adımlara karşılık geldiğini de görebilirsiniz.

Eğer karışık bir algoritmayla uğraşıyorsanız ve nakliyat ankara koda bakan birinin ne yapmak isteyeceğini tam olarak anlayamayacağından çekmiyorsanız, daha fazla açıklama koymaktan çekinmeyin. Fazla açıklama, eksik açıklamadan çok daha iyidir. Kodun okunabilirliğini azaltmamaya özen gösterin yeter.

Popularity: 1% [?]

Indentasyon, kodun okunabilirliğini büyük ölçüde artıran bir alışkanlıktır. Temelde, kod bloklarını girintili olarak yazmaya dayanır. Kitaptaki örneklerde, indentasyonu istisnasız bir şekilde kullandım, dolayısıyla gözünüz bu yazım şekline zaten alışmıştır.

Şimdi sizinle küçük bir test yapacağız. Aşağıdaki koda sadece 5 saniye boyunca bakın ve bu kodun mantığını anlamaya çalışın.

public string test()

string ret;

if (x < 5 || y > 5)

ret = “Durum Bir”;

else

if (a == 3 && b == 3) {

ret = “Durum İki”;

else {

ret = “Durum Üç”;
Nasıl? Akıl karıştırıcı ve anlaşılması güç, öyle değil mi? Şimdi aynı kodun bir de indentasyonlu halini inceleyelim:

public string test() {

string ret;

if (x < 5 | | y > 5) {

ret = “Durum Bir”;

}

else {

if (a == 3 && b == 3) {

ret = “Durum İki”;

}

else {

ret = “Durum Üç”;

}

}

Sanırım daha fazla söze gerek yok. Kod bloklarını girintili yazma alışkanlığı, programlarınızı daha kolay okunur ve anlaşılır hale getirecektir.

Bunun yanı sıra; karışık algoritmalarla uğraşırken, tıkandığınız ve deneme / yanılma yaptığınız durumlarda kodunuz oldukça karışık bir hale gelebilir. Girintili yazma alışkanlığı, böyle durumlarda da koda olan hakimiyeti kaybetmemenizi ve sonuca çok daha kolay bir şekilde ulaşmanızı sağlayacaktır.

Popularity: 1% [?]

Genel planı çıkardıktan ve alternatif çözümler arasındaki seçimi yaptıktan sonra, sıra programın yapısını tasarlamaya gelir. Bu noktada büyük ihtimalle tek başınıza olacaksınız.

Yapının tasarlanması, kanımca geliştirme sürecinin en zevkli aşamalarından biridir. Nesne temelli programcılık bölümünde incelediğimiz “Canlılar” örneğini hatırlıyor musunuz? Canlı türlerini sınıflara böldük, sınıfların ortak özelliklerini ortaya çıkararak alt sınıflara böldük, değişkenleri belirledik, fonksiyonları hiyerarşideki doğru noktalara konumlandırdık. Yaptığımız bütün bu işlemler, aslında yapının tasarlanması idi.

Bu aşamada, kendinizi inşaat öncesinde bina planlarını hazırlayan bir mimar gibi hissedeceksiniz. Çalışma şekliniz de aynı titizlikte olursa, ortaya çıkaracağınız program başarılı ve geliştirmeye açık nitelikte olacaktır.

Yapının tasarlanması sırasında, programın teknik standartları da belirlenir. Değişkenler ve fonksiyonlar hangi standarda göre isimlendirilecek? Sınıfların dosya isimleri ve kendi isimleri arasında bir paralellik olacak mı? Versiyon takibi hangi mantıkla yapılacak? Kodun arasındaki açıklamalar Türkçe mi yazılacak? Bunun gibi sorular, tasarım aşamasının sonunda tamamen cevaplanmış olmalıdır.

Popularity: 1% [?]

Page 3 of 241:« 1 2 3 4 5 6 »Last »
bottom-img