Candan Erçetin
(Yazıyı okumaya başlamadan önce,play tuşuna basıp şarkıyı kısık sesle yazıyı oyunuzuz)

 

Hani herkesin bir hayranı olduğu, çok sevip hoşlandığı bir sanatçı grubu, şarkıcı, vs. vardır…. Benimde çok değer verdiğim ve sevdiğim bir sanatçı var. Adı mı? -Candan Erçetin-.

Garip bir hanım efendidir kendisi;pek, daha doğrusu hiç magazinsel tavrı yoktur.Sakin ve sevimlidir. Farklıdır herkesten, zaten onun sevilmesini sağlayanda farklılığıdır …

Kendisi Kırklareliliymiş, ilk öğretimdeki yüksek başarısı onu İstanbullara yitmiş. Koskoca Galatasaray lisesinde müziği daha çok sevmiş ve ilerletmiş, sonra herkesin bildiği şöhretlik serüvenini oda yaşamış içinden gizli gizliye… O her zaman azmetmiş, başarmış, insanların içlerine dokunan güzel şarkılar yapmış. Herkes, aşktan, ayrılıktan ve nefretten bahsederken şarkılarında. O dünyanın halinden ,yalanlardan,garip ve hüzünlü sevdalardan ve dokunaklı yaşayışlardan bahsetti. Zaten yukarda da dediğim gibi, Candan Erçetin’i Candan Erçetin yapan o havası, yani farklılığı oldu hani…

Onu çok seviyorum… Fakat, bir gençlik aşıklığı veya fanatikliği gibi değil…

Onu çok seviyorum, neden biliyor musunuz ? Çünkü bazen oluyor ki, hayatımdaki anlamsız ve gereksiz duyguları, onun şarklarında buluyorum. Bazen içten için “Parçalandım” diyorum ve bazen “Bu dünya da ölümden başkası yalan!” diyorum ve dünyadaki kötü gidişata da bazen oluyor ki, “dünya hali” diyorum. Yani yaşayışımın garip ve çarpık taraflarını görüyorum onun şarkılarında… Bazen de aşık olduklarım aklıma geliyor, “olmaz bir tanem” diyorum ve bazen de içten içe bir çocuk sevgisini duyuyorum “melek”lerde….

O bir Candan Erçetin, bu aralar sessiz duruyor İstanbul’un gölgesinde, o bir Candan Erçetin, çünkü; o her zaman CANDAN!